Anasayfa » Yazılarımız » İnsanın Beslenme Evrimi

İnsanın Beslenme Evrimi

İnsanın Beslenme Evrimi

Ortak atamız olan büyük insansı maymunlardan ayrıldığımızdan beri yaklaşık yirmi milyon yıldır evrim devam ediyor. Atalarımız Dünyadaki zamanlarının ilk yüzde 90’ında tıpkı günümüzdeki büyük maymunlar gibi yüzde 95 bitki ile beslendi. Diyetleri; yapraklar, saplar, sebzeler, kuruyemişler ve meyveleri içeriyordu. Fakat orman hayatından savan hayatına geçtiklerinde besin kıtlığı yaşandı. Muhtemelen savan hayatında atalarımızın yiyebileceği bitkiler bulunmadığı için zorunlu olarak et yemeye yöneldiler. İlk yedikleri etler avlanan hayvanlardan arta kalan etlerdi daha sonraları alet yapımı ile avlanma başladı(1). Peki, bu evrimsel beslenme süreci günümüzdeki besin gerekliliğimiz ve ideal diyetimiz için ne söyler?

Atalarımız Ne Yiyordu?

İnsanlar ve primatlar biyolojik olarak oldukça benzerlerdir. Vahşi doğada, maymunlar çoğunlukla tropik orman ağaçlarının ve asmaların meyveleri ve yaprakları olmak üzere büyük ölçüde bitkisel gıdalardan oluşan diyetlere sahiptirler. Önemli kanıtlar, insanları (Homo sapiens) ortaya çıkaran ata soyunun da aynı şekilde güçlü otçul (bitki yiyen) olduğunu göstermektedir(2). 6 milyon yıl kadar önce insana gidecek evrimsel dal, şempanzeye gidecek evrimsel daldan ayrılmaya başladığında, insan ve şempanzelerin ortak atası halen büyük oranda bitkisel besleniyordu. Bitkisel besinlerle beslenirken o dönemler pişirme faktörü olmadığından atalarımız kalori ihtiyaçlarını karşılamak için bütün gün yemek zorundaydılar(3).

Hayvansal ürünler -özellikle et- o dönemlerde fazlasıyla kalori ve yağ ihtiyacını karşılamasına rağmen(4) ağaçların olduğu orman hayatında bitki bulmak daha kolay olduğu için et yeme yönünde bir seçilim baskısı oluşmadı. İlerleyen zamanlarda büyük ihtimalle çevresel ve iklimsel değişimlerden ötürü insan türleri günümüzde Kongo ve civarında bulunan ormanlardan öncelikle doğuya, sonrasında kuzey ve güneye doğru göç etmeye başladılar(5). Besin kıtlığı yaşayan bireyler bitki ağırlıklı beslenmeyi uygulayamadılar çünkü savan hayatı, orman hayatının sunduğu kadar çeşitli bitkisel beslenmeyi sunamadı, dolayısıyla zorunlu olarak et yemeye başlayan atalarımız avlanarak değil etçillerin yediği hayvanlardan kalan etleri yiyorlardı. Sonraları artan zeka ve avlama aletleri yapmaları ile birlikte avcılık başlamıştır(6).

İnsan Evrimi: İnsanlar Nasıl Evrimleşti? İnsanların Ataları Kimlerdi?  İnsanın Evriminde Hangi Türler Var? - Evrim Ağacı
İnsanın evrim süreci ve ortak ataları

Etin Evrimsel Faydaları

İnsanın et yemeye başlaması bir dizi köklü değişikliğe yol açmıştır. Bu değişikliklerin en önemlisi beyin gelişimidir. Ormandan savan hayatına geçen atalarımızın beyin gelişimi üzerinde yoğun bir seçilim baskısı yaratan birçok faktör vardır.

Görülebileceği gibi, yukarıda gösterilen türlerin vücut büyüklükleri, beyin hacmini gösteren bu grafikle kıyaslandığında, zekamızın kaynağının temelleri ortaya çıkmaktadır. Vücut büyüklüğümüz neredeyse hiç değişmemişken, beyin hacmimiz muazzam bir artış göstermiştir.
İnsan beyninin evrimi(evrim ağacı)

Birçok faktör bir araya gelse bile beyin çok fazla enerji harcayan bir organdır. Beyin tüm enerjimizin %20’sini tek başına tüketir ve bu sebepten kısa sürede fazla kalori, protein ve demir gibi beyin evrimi için hayati olan öğeleri sağladığı için et yemek evrimsel olarak seçildi(7).Bir diğer fakat bilim dünyasında daha az geçerli olan beyin evrimini sağlayabilecek besin ise nişasta ve benzeri karbonhidratlı ürünlerdir(8).

Avlanma ve Hayvancılığa Geçiş

Et ağırlıklı beslenme olayı günümüzden 2.5 milyon yıl kadar önce, insan türlerinden biri olan Homo habilis ve yakın atalarında görülmüştür. Pişirmenin tarihi ise daha da yeni, Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nden Prof. Chris Stringer, “Etin daha sindirilebilir hale getirilmesi ve patojenlerle zehirli maddelerin etkisizleştirilmesi bakımından ve ayrıca sosyal yaşamdaki rolü nedeniyle pişirmek, insan tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak isteyerek ateş yakabilme becerisi, sadece son 400 bin yılda görülüyor.” diyor(9). Yaklaşık 65.000 ila 50.000 yıl önceye kadar, yay, sapan benzeri aletler, basit oltalar, seramik malzemeler, kazmak için ucu sivri aletler gibi daha kompleks silahları içeren ileri teknoloji görünmeye başladı(10). Son olarak insanlar 10.000 yıl öncesinde öncelikle yerleşik yaşama geçti, sonrasında ise tarım yapmaya başladı. Fakat beslenme evriminde hayvancılık başlayınca günümüzde yenilen etler ile yabani hayvan etleri arasındaki fark açılmıştır.

Günümüzdeki Et

Yüzyıldan fazla bir süredir konvansiyonel hayvancılığın temel amacı çiftlik hayvanlarının yağ oranını arttırmak olmuştur. Yapılan araştırmaya göre tavuk etinin son yüzyılda daha yağlı ve daha az proteinli hale gelmesi(11) aslında yapay seçilim yani evrim yoluyla olmuştur, sürekli daha yağlı ve büyük hayvanlar seçilerek hayvancılık sektörünün kâr etmesi amaçlanmıştır.

How chicken became the rich world's most popular meat | The Economist
Yıllara göre tavukların büyüklükleri(12)

İnsanları en çok öldüren sebeplerin başında kalp hastalıkları geliyor(13). Diyet ile alınan kolesterol ise kalp hastalıklarının başlıca risk faktörü(14). Peki, et yemenin köklü bir tarihi varken neden yüksek kolesterol alımı bizi öldürüyor, bunun muhtemel nedeni bizim fizyolojimizin büyük oranda bitki yiyerek evrim geçirmiş olmasından kaynaklanıyor. Atalarımız büyük oranda bitki ile beslendiği için vücutları kolesterolü üretmek ve tutmak için evrimleşti(15). Daha sonraları yenilen etler evrimsel açıdan avantajlıydı çünkü kalp hastalıklarının yaşandığı yaşlara vahşi doğadaki atalarımızın ulaşması mümkün değildi. Aynı zamanda bunlar üreme yaşından sonra olan hastalıklar olduğu için evrimsel dezavantaj yaratmadı(16).

Sadece kolesterol değil karnitin ve kolin denilen iki bileşikte etteki diğer sıkıntılardan birkaçı. Et ve diğer hayvansal gıdalarda yoğunlaşmış olan karnitin ve kolin vücutta birkaç işlemden geçerek TMA denilen bileşiğe dönüşür, TMA ise karaciğerde oksitlenerek TMAO’e dönüşür. Bu bileşiğin ise kalp krizi, inme ve erken ölüm riskini arttırdığı görülmüştür(17)

Carnitine, Choline, Cancer, & Cholesterol: The TMAO Connection |  NutritionFacts.org
Karnitin, kolin ve TMAO mekanizması

Bizi en çok öldüren ikinci sebep kanserdir: Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna bakarsak işlenmiş et grup 1 kanserojen (kolon kanseri riski ile ilişkisi kanıtlanmış) ve işlenmemiş kırmızı et ise grup 2 kanserojen (muhtemelen kolon kanseri ile ilişkili) sınıfındadır(18). Bunun sebepleri arasında TMAO(19)(20), pişirme(21)(22) ve daha farklı nedenler görülüyor(23)(24). Ette bulunan HEM formundaki demir bile buna sebep olabilir(25). TMAO temel mekanizması hücreye ve damar plağına kolesterol girişini hızlandırmak olduğundan dolayı ve et fazla miktarda yağ bulundurduğundan dolayı hücreye fazla yağ girer. Buradaki temel sıkıntı hücreye giren fazla yağın temel insülin mekanizmasında bozulmaya yol açtığı için tip 2 diyabet hastalığı için riskin artmasıdır(26). Diğer tip 2 diyabet risk faktörleri arasında trans yağ, doymuş yağ, kolesterol, hem demir, gelişmiş glikasyon son ürünleri (glikotoksinler), hayvansal protein (özellikle lösin), zoonotik virüsler ve besin zincirinde biriken endüstriyel kirleticiler bulunur.(27)

Bitki Temelli Diyetler

Et ve hayvansal ürünler konusunda temel fikir birliği bulunmasa da(28) genel olarak bitki bazlı diyete geçmek sağlık açısından avantajlı görünüyor(29)(30)(31)(32)(33)(34)(35)(36). Bitki bazlı diyetler(vegan ve vejetaryen dahil) düzgün uygulandığı takdirde bütün besin gerekliliğini sağlar(37). Aynı zamanda kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve kanser gibi hastalıkların önlenmesinde kullanılabilir(38). Sonuç olarak, et ve diğer hayvansal ürünlerin kullanımının sağlıklı ve gerekli olduğu tartışmaya açıktır.

Bu yazıyı beğendiyseniz Bitki Temelli Beslenerek Sağlıklı Kalabilir Miyiz? adlı yazımız da ilginizi çekebilir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir