Futbolda Endüstriyelleşme

7 Ekim 2021 tarihi, insanlık için büyük bir anlam ifade etmeyebilir fakat futbol ve genel spor camiasında yankılarını hissettirecek türden bir öneme sahip. Newcastle United spor kulübü, aralarında iş insanı Amanda Staveley, David-Rueben Simon kardeşlerin de bulunduğu Suudi Arabistan menşeli bir konsorsiyum tarafından hisselerinin yüzde 80’ini olacak şekilde 300 milyon sterlin karşılığında satın alındı. Konsorsiyumun başını çeken Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın mal varlığı ise dudak uçuklatıcı: Şu anda Premier Lig’in en zengin kulüp sahibi konumunda olan Prens Selman’ın mal varlığı 320 milyar pound olarak karşımıza çıkıyor. Hemen arkasında Manchester City’nin sahibi Sheikh Mansour’ın serveti ise 23,3 milyar pound. Aradaki uçurum ise lig ve genel Avrupa futbolu dengelerini düşününce korkutucu seviyede.

Futbolun endüstriyelleşmesi günümüzde en çok tartışılan konulardan birisi. Kimilerine göre futbolun ruhuna oldukça aykırı ki ben de öyle düşünmekteyim. Kâğıt üzerinde bir futbol kulübünü para ile başarıya götürebilirsiniz. Örneğin: Son 10-12 sene içerisinde Manchester City, PSG gibi kulüplerin zengin iş adamları tarafından satın alındığı noktadan günümüze kadar gelen sürece bakınca ortadaki başarı çok bariz. Lakin futbolda kupa sayıları, yapılan yıldız transferler, reklam ortaklıkları veyahut elde edilen toplam gelirden çok daha önemli şeyler var: Sahadaki rekabet, taraftarların takımlarına olan kayıtsız şartsız bağlılığı gibi kavramlar; ne yazık ki futbolun gittikçe ticarileşmesiyle yok olmaya başladı. Ticarileşmeye örnek olarak son yıllarda takımların forma sponsorluklarında daha çok bahis firmalarına yönelmesi bunun üzücü sonuçlarından. Bu dönemde bahis firmaları takımların gelirlerinde çok büyük bir öneme sahip. Bahse teşvik olan çoğu taraftar da artık hızlı tüketim dünyasının etkisiyle ne yazık ki sadece bahsini oynadığı maçları izliyor. İngiltere’de Bath Üniversitesi’nin araştırmasına göre artık gençler birden fazla maça bahis oynamadılarsa maçları izlemiyorlar bile. Buna ek olarak geçtiğimiz senede bu ağır endüstriyelleşme sonucu UEFA Süper Lig sorunu büyük yankı uyandırmıştı. Neyse ki taraftarlar ve futbol severler bunun gerçekleşmemesi için sokaklara, statlara indiler ve bir şekilde engel olmayı başardılar.

Son zamanlarda tartışmalı figür Real Madrid başkanı Florentino Perez, bir noktada futbolu ve seyir zevkini öldürecek, güçlüyü daha güçlü zayıfı da daha zayıf kılacak, bu ligi kurabilmek için her şeyi yapacak gibi gözüküyor çünkü futbol artık zengin iş adamlarının paralarını katlayabileceği bir oyun alanı haline dönüşmüş durumda.

Futbolda Endüstriyelleşme
MADRID, SPAIN – MART 05: Real Madrid başkanı Florentino Perez

Köklü Takımların zengin iş adamlarına satılması, dünyanın güçlü kulüplerinin kendi aralarında büyük paraları dönebileceği bir süper lig oluşturmak istemesi, sadece bir oyuncunun 200-300 milyon Euro gibi astronomik rakamlar ile transfer olması ne yazık ki günümüz futbolunun büyük bir endüstri haline gelmesinin en büyük sonuçlarından bazıları. Peki ya uzak gelecekte ne olacak? Futbolu daha ne gibi felaketler beklemekte? Bu soruların cevabı bende yok fakat Roma ve İtalya efsanesi Francesco Totti geçenlerde The Guardian’a verdiği bir röportajda bize şu anki durum ve gelecek hakkında fikir verecek şu cümleleri söyledi: “Benim zamanımda futbol, aşktan ve taraftara duyulan sevgiden ibaretti. Şu an ise daha çok işten ibaret. Oyuncular sadece iyi para kazanabilecekleri yerlere gidiyor.” İş adamlarının bu oyunun sadece paradan ve reklamdan ibaret olmadığını anlamaları gerekiyor. Bu noktada ise taraftarlara ve bu oyuna hayatlarını vermiş figürlere çok iş düşüyor.

Emin Mahsum Özdeş
Antalya'da doğdum ve büyüdüm. Psikoloji okuyorum. Aynı zamanda da İlgi duyduğum, dert edindiğim şeyleri burada yazmaya çalışıyorum. Her şeyden olması gerektiği kadar...