Az Bilinen 5 Yabancı Komedi Dizi

Merhabalar, ben bir kara mizah severim ve bu yüzden yazımda yabancı dizilere yer vereceğim çünkü Türkiye’de insanlar mizaha sadece kendine dokunana kadar sevdikleri için komedyenlerimiz ve yazarlarımız genelde kara mizahtan kaçınırlar bu yüzden yabancı dizilerden seçtim. Ben yazımda bana göre en azından Türkiye’de az bilinen ya da adı bilinmesine rağmen izleyecisinin az olduğu yabancı dizileri tanıtacağım.

Peep Show (2003-2015) 

Mark ve Jeremy’i ev arkadaşlarıdır. Dizi onların günlük yaşamla, sorunlarıyla ve birbiriyle neler yaşadıklarını konu alıyor. Komedi türü olarak tam bir İngiliz komedisi. Lafını esirgemeyen, tepki almaktan korkmayan cesur bir yapımdır ve absürtlüğü çok güzel kullanır. Çekim tekniği olarak da genelde kişinin görüş açısından görüyoruz bu da karakterle ile daha samimi bir ilişki kurmamızda yardımcı oluyor. 

Son olarak bence gelmiş en komik yapımlardan biridir.

F is for Family (2015- )

70’lerde geçen bu yapım, bir ailedeki bireylerin kendi iç çatışmaları ve bireyler arasındaki çatışmaları ele alıyor. Family Guy gibi absürt aile ilişkisi yerine gerçekçi aile ilişkisi üzerinden komedisini yapıyor. İzlerken kendi düşüncelerinizden ve yaşadıklarınızdan parçalar bulacaksınız mesela baba-oğul çatışmasını çok iyi işliyor ya da Sue’nun yani dizideki annemizin kendini bulmaya çalışmasına karşın Frank’in bu durum karşısında neler hissettiği gibi konularda çok başarılı. Son olarak dizinin karakter gelişimlerini yavaş yavaş ve açık bir şekilde işliyorlar. Listedeki en güzel yapım diyemem ama izleyecek dizi arıyorsanız kesinlikle öneririm.

The Marvelous Mrs. Maisel (2017- )

Maisel, ailesinden gördüğü üzerine hayattaki en büyük amacı eşine uygun olmaktır fakat başına gelen olaylar ile komedyen olmaya karar verir.  Başlarda Masiel’ın kendi öğrendikleri ile olmak istediği insan içindeki çatışmalarını görüyoruz ve genelde stand-upları bunlar üzerine oluyor dizide.

Bayan Maisel’ın en sevdiğim yanlarından biri feminizmi kullanmak için kullanmak yerine gerçekten 1950’lerin Amerika’sında bir kadının zorluklar ile karşılaşmasına rağmen hayatının anlam arayışından vazgeçmeyerek ideallerinden kopmadan ilerlediğini görüyoruz.

Yan karakterler de bence çok başarılı işlenmiş durumda neredeyse her karakterin gri olan hallerini görüyoruz. 

Family Guy (1999- )

Türkiye’de isim olarak bilinse de neden az izlendiğini bilmediğim dizi. Simpsonslar tarzında ailenin başına gelen abartılı durumlar ile kara mizahın karışımı bir komedi anlayışına sahip. Karakterlerden bana göre en dikkat çekici olanları: Bebek Stewie ve Köpek Brian’dır. Stewie annesini düzenli olarak öldürmeye çalışır çünkü annesi Lois onu 9 ay hapsetmiştir. Brian ise entelektüel ve konuşabilen bir köpek olarak karşımıza çıkıyor.

Californication (2007-2014)

Charles Bukowksi’nin yazdığı karakter Hank Chinaski’den uyarlanıldığı düşünülen karakter Hank Moody. Kendisi bir yazar olan karakterimiz hayatında sürekli yanlış kararlar veren ve bundan pişman olan biridir. Dizi drama ile komediyi birleştiren bir türdedir ve her ikisini de çok iyi yapar. Hank’in karizmasına ve zekasına şahit olacağımız bu yapımda onunla zirveyi de göreceğiz en aşağıları da.

Charles Bukowski okumayı seviyorsanız eminim bu diziye bayılacaksınız. Bunlara ek olarak müzik seçimleri olarak da çok özel bir dizidir.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

Umarım önerdiğim yabancı dizileri seversiniz ve izleyecek olursanız, izledikten sonra fikirlerinizi yazarsanız çok seviniriz.

Deniz Uysal
Merhabalar, ben Deniz. 21 yaşındayım ve psikoloji okuyorum. İlgi alanlarım diziler ve filmler, kitaplar, yeni hobiler veya aktiviteler denemek ve tabi ki psikoloji. Her hafta görüşmek üzere
Spor
Emin Mahsum Özdeş

Futbolda Endüstriyelleşme

Zengin iş adamları tarafından satın alınan bir kulüp daha! Newcastle United 320 milyar pound’a Prens Bin Selman’a devredildi. Satılan takım sayıları gittikçe artarken akıllara futboldaki bu kaçınılmaz endüstriyelleşme geliyor. Bu yazı güçlünün gittikçe güçlendiği bu sektörde bilinçlenmek adına yazıldı.

Read More »
Mitoloji
Nazlıcan Irmak

Zühre Yıldızı’nın Hikayesi

Venüs, bir başka deyişle Zühre, görülebildiği zamanlar, gökyüzündeki en parlak cisim olarak dikkat çeker. Belki de bu dikkat çekiciliği sebebiyle insanların dilinde yüz yıllarca dolanıp durmuştur.  Hem geçmiş çağlardaki insanlara Tanrıçalık yapmış, hem de mitlerimizin baş kahramanı olmuştur. Tahmin edeceğiniz üzere bu yazıdaki Zühre de İslam Mitolojisi’nden bir baş kahraman. Bu yazıda Zühre’nin, Allah’ın en sadık iki meleğini nasıl yoldan çıkardığına hep birlikte tanık olacağız.

Read More »
Biyografik
Nazlıcan Irmak

Bir Markanın Doğuşu: Tangle Teezer

Tangle Teezer, günümüzün en popüler bakım ürünlerinden biri oldu ve artık onsuz bir hayat düşünemiyoruz. Peki, kullananların “Daha önce kullanmamış olmam bir hata.”, “Hayatımın ürünü.”, “Saçlarım için yeni bir dönem başladı” diye bahsettikleri bu mucize tarakları “efsane” yapan ne? Tangle Teezer’ın mucidi kim? Bu dev marka nasıl doğdu?
Tüm bu soruların cevaplarını öğrenmeye hazır mısınız?

Read More »
Sanat
Beyza Koca

Bernini’den: ”Persephone’un Kaçırılması”

Bernini’nin heykellerinde bedenlerin güçlü duruşu ve saç, sakal yapıları en az Michelangelo heykellerinde olduğu kadar başarılıdır. Ek olarak, onun eserlerinde insan teninin yumuşaklığını hissetmek de mümkündür. Kol ve bacaklardaki her bir kası, ellerdeki her bir damarı bu kadar gerçekçi tasvir edebilmesi eserin büyüleyici bir özelliğidir.

Read More »
Dizi/film
Nazlıcan Irmak

İzlenmesi Gereken Beş Biyografik Yapım

Fark ettim ki bir filmin son sahne müziği çaldığında ya da bir kitabın son cümlesini okuduğumda hissettiğim o yoğun duygular birkaç dakika sonra bunun “Kurgu” olduğunu anlamamla bitmemeli. Tersine, gerçek olduğunu bilmenin etkisiyle daha da fazla kapılmalıyım her duyguya. İşte tam da bu yüzden son zamanlarda ilgilendiğim tek yapım türü “Biyografik”. Bu yazımda da sizlere son zamanlarda izlediğim ve önermek istediğim beş biyografik yapımı listeledim.

Read More »