Anasayfa » Yazılarımız » DÜNYACA ÜNLÜ YAZARLARIN BİRBİRİNDEN TUHAF ÖZELLİKLERİ

DÜNYACA ÜNLÜ YAZARLARIN BİRBİRİNDEN TUHAF ÖZELLİKLERİ

♥ Friedrich Schiller ve Elması

Alman filozof, şair ve tarihçi olan Friedrich Schiller, masasında bir çürük elma olmadan ilhamın ona uğramadığını iddia ediyordu. Doğa tasvirlerinin adamı olarak bilinen şair, çürük elma kokusunda doğa anadan bir melodi duyuyor ve bundan aldığı güçle insan ruhuna dokunacak şiirler yazıyordu. Yazarken hayal gücünün tıkandığı noktada elmayı eline alıp bir süre kokladığını ve bunun onu hayal dünyasının doruklarına ulaştırdığını söylüyordu.

Ayrıca ünlü şair elmanın yeterli gelmediği zamanlarda evinin banyosuna kapanır ve suyun içerisinde ilhamın ona gelmesini beklerdi.

♥ Uykusuz Mark Twain

Gerçek ismi Samuel Langhorne Clemens olan Mark Twain; Amerikalı mizahçı, satirist, roman yazarı ve öğretmendir. Eserlerinde gülümsemenin güzelliğinden ve esaretin ne kadar kötü bir şey olduğundan bahsetmiştir. Fakat tüm bu eserlerini yazarken bitmek bilmeyen uykusuzluğunun etkisi altında kalmıştır. Öyle ki insomnia hastası olan yazarın bazen birkaç gün uyuyamadığı bile oluyordu.

♥ Vejetaryen Tolstoy

“Eğer biri gerçekten ciddi olarak iyi bir yaşam sürmenin yollarını arıyorsa, kaçınacağı ilk şey her zaman hayvansal besinler olmalıdır; çünkü böyle bir yiyeceğin ortaya çıkardığı hazları bir kenara bırakalım, tüketimi bile düpedüz ahlaka aykırıdır. Çünkü ahlaki duygularla tamamen ters düşen bir rolü (öldürmeyi) kapsıyor.”

Tolstoy, insanların hayvanları öldürmeden de sağlıklı yaşayabildiğini savunur. Onun düşüncesine göre: et yemeden sağlıklı kalabiliyorsak, et yemek zorunluluktan çıkarak keyfi bir davranış olur. Hayvanları keyif için katlediyor olmak da ahlaki değildir.

Tolstoy gibi; Franz Kafka, Mary Shelley, Shakespeare, Voltaire, Montaigne, Platon, Mark Twain de vejetaryenliği benimsemiş yazarlardandır.

♥ Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Reçelleri

1864 yılında doğan ve anneanne, teyzelerle beraber kadın dolu bir evde büyüyen Türk romancı Hüseyin Rahmi Gürpınar, tam bir temizlik hastasıydı. Bu takıntısı yüzünden dışarıya eldivensiz çıkmaz; çıkanların da ”deli cesareti” olduğunu söylerdi. Çok küçük yaşta örgü örmeye ve bir çok çeşit reçel yapmaya başladı. Üstelik reçelleri o kadar beğeniliyordu ki bunun hakkında bir komşusunun ”Rahmi’nin reçellerini en az romanları kadar severim.” dediği de söylenir.

♥ Hemingway Laneti

Ernest Hemingway ölümü büyük bir tutkuyla anlatan, iç savaşın olduğu her yerde ”Ben de varım!” diyen bir yazardı. Yaşamı boyunca 2 uçak kazası; hepatit, sıtma, zatürre, şarbon, cilt kanseri, böbrek yırtılması, diyabet, dalak yırtılması vb. gibi bazıları ölümcül boyutlara ulaşmaya yatkın bir çok hastalık geçirdi. Ama bunların hepsini tek tek alt etti. Alt edemediği tek şeyse kendi düşünceleri oldu. Yaşamı boyunca bir çok kere intihar girişiminde bulundu ve bir sabah eline aldığı tabancayı şakaklarına dayayarak hayatına son verdi.

İlginç olan şeyse: Bu olay Hemingway ailesindeki tek intihar değildi. Babası, erkek kardeşi, kız kardeşi, oğlu ve torunu da intihar ederek hayatlarına son verdi.

♥ Jane Austen’in Mahçubiyeti

Jane Austen, romanlarındaki tüm kadın karakterleri evlendirmesine rağmen kendisi hiçbir zaman evlenmedi. Çünkü aşka inansa da evlenmek istemiyor, bir erkeğin boyunduruğunda yaşamayı reddediyordu.

Mahcubiyetten midir yoksa eleştirilme korkusundan mıdır bilinmez yazdığı yazılarını hiçbir zaman ailesine okutmadı. Öyle ki ünlü yazar, ailesinden birinin yaklaştığını hissettiği zaman bile yazdıklarını saklardı.

♥ Takıntılı Joyce

James Joyce’ un Ulysses‘ini bilen bilir. Okunması ve anlaşılması çok zordur. Bir çok kişi heves edip okumaya başlamasına rağmen başlayanların bitirenlere oranı oldukça düşüktür.

800 sayfa boyunca tek günü anlatmasından anlayabildiğimiz gibi Joyce takıntılı bir adamdı. Yazılarını mutlaka yatağında yüzüstü, büyük mavi kalemiyle, beyaz giysiler ve çarşaflar içinde yazardı. İyi bir yazar olduğu kadar iyi bir okuyucuydu da. Hayranı olduğu Henrik Ibsen’i anadilinden okuyabilmek için İsveççe öğrendi.

Ayrıca Joyce, fizikteki atom altı parçacıkların isimlendirilmesinde de fizikçi Murray Gell-Mann’a ilham oldu. Finnegans’s Wake kitabının bir bölümünde geçen “Kral Mark için Üç Kuark!” cümlesinden etkilenen bilim insanı, bulduğu bir atom altı parçacık modeline ”kuark” ismini vererek yazarı onurlandırdı.

♥William Shakespeare

Günümüzde oldukça popüler olan İngiliz oyun yazarı William Shakespeare, eserlerinde her zaman intihar eden bir karakter barındırırdı. Bu yüzden yazarın da iç dünyasında intihara meyilli olduğunu düşünen çok fazla eleştirmen vardır.

Ayrıca Shakespeare, tefecilik de yapardı. Yazdıklarından kazandığı gelirden çok daha fazlasını bu yolla kazandığı söylentiler arasındadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir